tracking” in Turkish

takip

Definition

Birinin ya da bir şeyin hareketini, ilerlemesini veya konumunu sürekli olarak izleme veya takip etme işlemi. Kargo, veri, hayvanlar, fitness veya çevrimiçi etkinliklerde sıkça kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Teknoloji, kargo, fitness ve güvenlik alanlarında yaygın kullanılır. 'tracking number', 'tracking device', 'tracking data' gibi ifadeler sık geçer. Sürekli ve sistematik takip ima eder.

Examples

The app shows tracking for my package.

Uygulama paketime ait **takip**i gösteriyor.

Animal tracking helps scientists learn where birds go.

Hayvan **takibi**, bilim insanlarının kuşların nereye gittiklerini öğrenmelerine yardımcı olur.

I'm okay with fitness tracking, but I don't want apps tracking my location all day.

Fitness **takibi** sorun değil, fakat uygulamaların tüm gün konumumu **takip** etmesini istemem.

She uses a watch for sleep tracking.

O, uyku **takibi** için saat kullanıyor.

I finally got the tracking number, so we can see when it arrives.

Sonunda **takip** numarasını aldım, böylece ne zaman geleceğini görebiliriz.

The site says the tracking hasn't updated since yesterday.

Site, **takip**in dünden beri güncellenmediğini söylüyor.