“traces” in Turkish
Definition
Bir şeyin var olduğuna ya da gerçekleştiğine dair küçük izler, belirtiler veya çok az miktarda bir şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'traces of...' (ör. 'traces of blood') şeklinde kullanılır; bilimsel ve günlük dilde çok az miktarı veya belirtiyi anlatır.
Examples
He tried to clean up all the traces before anyone noticed.
Birileri fark etmeden tüm **izleri** yok etmeye çalıştı.
Even after washing, some traces of the smell remained.
Yıkadıktan sonra bile hala biraz **koku izi** kalmıştı.
The animal left traces in the snow.
Hayvan karda **iz** bıraktı.
The police found traces of paint on his clothes.
Polis kıyafetlerinde boya **izi** buldu.
There are traces of sugar in the juice.
Meyve suyunda şekerin **eser miktarı** var.
Scientists discovered traces of water on Mars.
Bilim insanları Mars'ta suya ait **izler** buldu.