traced” in Turkish

izini sürdüçizimini kopyaladı

Definition

'Trace' fiilinin geçmiş zamanı; bir şeyin kaynağını, yolunu veya nedenini bulmak veya bir çizimi çizgilerini takip ederek kopyalamak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

'traced the phone call', 'traced the problem' veya 'traced the drawing' gibi durumlarda kullanılır. 'Traced back' ise kaynağa veya geçmişe ulaşmayı vurgular.

Examples

The detective traced the footprints in the mud.

Dedektif çamurdaki ayak izlerini **izini sürdü**.

She traced the shape onto the paper.

O şekli kağıda **çizimini kopyaladı**.

The call was traced to a nearby city.

Arama **izini sürülerek** yakın bir şehre ulaştı.

They finally traced the missing package and found it at the post office.

Sonunda kayıp paketin **izini sürdüler** ve onu postanede buldular.

All the email addresses were traced back to one company.

Tüm e-posta adreslerinin **izleri bir** firmaya kadar sürüldü.

I traced the pattern with a pencil before cutting the fabric.

Kumaşı kesmeden önce deseni kurşun kalemle **çizimini kopyaladım**.