“torn” in Turkish
Definition
Kumaş, kağıt gibi bir şey yırtıldığında kullanılır. Aynı zamanda iki seçenek arasında kalıp karar verememe durumunu da ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'yırtık gömlek', 'sayfa yırtılmış' gibi fiilden türeyen sıfat olarak kullanılır. Duygu anlamında 'A ile B arasında kalmak' şeklinde rastlanır. 'yorgun' ile karıştırmayın.
Examples
My bag is torn, so I need a new one.
Çantam **yırtık**, bu yüzden yenisine ihtiyacım var.
The page was torn in the middle.
Sayfa ortasından **yırtılmıştı**.
She felt torn between staying home and going out.
Evde kalmak ve dışarı çıkmak arasında **kararsızdı**.
I’m really torn about taking that job in another city.
Başka bir şehirdeki o işi kabul etmek konusunda gerçekten **kararsızım**.
Part of me wants to leave, but I’m torn because I still care about her.
Bir yanım gitmek istiyor ama hâlâ onu önemsediğim için **kararsızım**.
His jeans were so torn that he had to change before dinner.
Onun kot pantolonu o kadar **yırtıktı** ki akşam yemeğinden önce değiştirmesi gerekti.