“tiptoe” in Turkish
Definition
Sessizce ve dikkatlice, ayakların ön kısmına basarak yürümek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sessizce veya gizlice hareket etmek için kullanılır. 'Parmak uçlarında içeri girmek' gibi ifadelerde geçer, hızlı hareketler için uygun değildir.
Examples
Please tiptoe so you don't wake the baby.
Lütfen bebeği uyandırmamak için **parmak uçlarında yürü**.
Kids often tiptoe when trying to sneak a cookie from the jar.
Çocuklar genellikle kavanozdan gizlice kurabiye almaya çalışırken **parmak uçlarına basarak yürürler**.
He had to tiptoe into the kitchen to get a snack.
Atıştırmalık almak için mutfağa **parmak uçlarında yürümek** zorunda kaldı.
The cat tiptoed across the room.
Kedi odanın içinden **parmak uçlarında yürüdü**.
She tiptoed out of the bedroom to avoid stepping on any toys.
Oyuncaklara basmamak için yatak odasından **parmak uçlarında çıktı**.
I had to tiptoe around the squeaky floorboards last night.
Dün gece gıcırdayan döşemelerin etrafında **parmak uçlarımda yürümek** zorunda kaldım.