“timely” in Turkish
Definition
Doğru veya en uygun zamanda gerçekleşen ya da yapılan bir şey.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'yanıt', 'hatırlatma', 'aksiyon' gibi isimlerle kullanılır; insanlar için kullanılmaz. Hızdan çok zamanlamanın uygunluğunu vurgular.
Examples
She gave a timely reminder before the deadline.
Deadline’dan önce **zamanında** bir hatırlatma yaptı.
A timely response can prevent problems.
**Zamanında** bir yanıt, sorunları önleyebilir.
Thanks for your timely advice—I really needed that.
**Zamanında** tavsiyen için teşekkürler—gerçekten ihtiyacım vardı.
If you want results, timely action is key.
Sonuç istiyorsan, **zamanında** harekete geçmek çok önemlidir.
Your timely help saved the project.
Senin **zamanında** yardımların sayesinde proje kurtarıldı.
His report was not just accurate, but timely, which made all the difference.
Onun raporu sadece doğru değil, aynı zamanda **zamanında** olduğu için bu büyük fark yarattı.