throwing” in Turkish

atmakdüzenlemek (parti gibi)

Definition

Bir şeyi el veya kolla havaya fırlatmak. Ayrıca bir şeyi aniden başlatmak veya düzenlemek anlamında da kullanılır (ör. parti düzenlemek).

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'throw a ball', 'throw it away' gibi bir şeyi havaya atmak için kullanılır. 'throw a party', 'throw up', 'throw someone off' gibi deyimlerle de çok geçer. 'throw' (atmak), 'drop' (düşürmek), 'push' (itmek) ile karıştırmayın.

Examples

He is throwing a ball to his dog.

O, köpeğine top **atıyor**.

They are throwing a party tonight.

Bu gece bir parti **düzenliyorlar**.

Please stop throwing paper on the floor.

Lütfen yere kâğıt **atmayı** bırak.

She kept throwing questions at me during the meeting.

Toplantı sırasında bana sürekli sorular **yöneltti**.

The news really threw me this morning.

Bu sabahki haberler beni gerçekten **şaşırttı**.

I’m just throwing ideas around, nothing is decided yet.

Sadece **fikir atıyorum**, henüz hiçbir şey kesin değil.