“threw” in Turkish
Definition
'Throw' fiilinin geçmiş zamanıdır. Bir şeyi elinle havaya atmak veya kuvvetle bir yere fırlatmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla fiziksel hareketler için kullanılır: 'throw a ball', 'throw a stone'. 'throw a party', 'throw away', 'throw someone off' gibi kalıplarda farklı anlamlarda da kullanılır. 'throw' kasıtlı, 'drop' ise genelde kazara olur.
Examples
He threw the ball to his sister.
Topu kız kardeşine **fırlattı**.
She threw the old papers away.
Eski kağıtları **attı**.
The angry man threw a chair.
Sinirli adam bir sandalye **fırlattı**.
She threw a party for her best friend last weekend.
Geçen hafta sonu en iyi arkadaşı için bir parti **verdi**.
His question threw me off, and I forgot what I wanted to say.
Onun sorusu beni **şaşırttı**, ne söylemek istediğimi unuttum.
I threw on a jacket and ran outside.
Ceketi **hızlıca üzerime geçirip** dışarı koştum.