threaten” in Turkish

tehdit etmek

Definition

Birine ya da bir şeye zarar vereceğini söylemek ya da bunu göstermek. Aynı zamanda, tehlike veya ciddi bir sorun oluşturma olasılığı anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘threaten someone’ doğrudan birini tehdit etmek, ‘threaten to do something’ bir şey yapmakla tehdit etmektir. 'warn’dan daha ciddi kullanılır.

Examples

The man threatened the shop owner with a knife.

Adam dükkan sahibini bıçakla **tehdit etti**.

Dark clouds threaten the small village every summer.

Kara bulutlar her yaz küçük köyü **tehdit ediyor**.

They threatened to break the window.

Onlar camı kırmakla **tehdit etti**.

Don't threaten me just because you're angry.

Sadece sinirlisin diye bana **tehditte bulunma**.

Rising prices threaten to push small businesses out of the market.

Artan fiyatlar, küçük işletmeleri piyasadan çıkarmakla **tehdit ediyor**.

She felt threatened and left the room right away.

Kendini **tehdit altında** hissedip hemen odadan çıktı.