thieving” in Turkish

hırsızlık yapanhırsızca

Definition

Hırsızlık veya birini hırsızlık yapan biri olarak tanımlamak için kullanılır; genellikle hırsızlıkla bağlantılı davranış ya da eylemleri anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gayriresmî ve olumsuz bir anlam taşır. Çoğunlukla isimlerden önce kullanılır; örneğin 'hırsızca eller', 'hırsızlık yapan sıçanlar' gibi. Doğrudan birini tanımlarken nadiren tek başına kullanılır.

Examples

The thieving boy was caught by the police.

Polis **hırsızlık yapan** çocuğu yakaladı.

She doesn't trust his thieving friends.

O, onun **hırsızlık yapan** arkadaşlarına güvenmiyor.

The farmer set traps for the thieving animals.

Çiftçi, **hırsızlık yapan** hayvanlar için tuzaklar kurdu.

Our lunch kept disappearing—must be some thieving raccoon in the area.

Yemeğimiz sürekli kayboluyor—burada bir **hırsızca** rakun olmalı.

He's always coming up with some thieving scheme to get rich quick.

O, çabucak zengin olmak için hep bir **hırsızca** plan bulur.

Watch your bag; there's been a lot of thieving going on lately.

Çantana dikkat et; son zamanlarda çok fazla **hırsızlık yapan** var.