“tears” in Turkish
Definition
Ağladığınızda, canınız acıdığında veya güçlü bir duygu hissettiğinizde gözlerinizden akan sıvı damlalarıdır. Üzüntü, sevinç, acı ya da kahkaha sırasında olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle çoğul olarak 'gözyaşları' şeklinde kullanılır. 'Gözyaşlarını tutmak', 'gözyaşlarına boğulmak' gibi kalıplar sık geçer. 'Yırtık (tear)' ile karışmamalı.
Examples
The movie made her eyes fill with tears.
Film onun gözlerini **gözyaşıyla** doldurdu.
He wiped the tears from his face.
Yüzündeki **gözyaşlarını** sildi.
The child was in tears after falling down.
Çocuk düşüp **gözyaşlarına** boğuldu.
She burst into tears as soon as she heard the news.
Haberleri alır almaz **gözyaşlarına** boğuldu.
I was laughing so hard I had tears in my eyes.
O kadar çok güldüm ki gözlerimde **gözyaşı** belirdi.
He tried to fight back tears, but everyone could see he was upset.
**Gözyaşlarını** tutmaya çalıştı ama herkes onun üzgün olduğunu gördü.