tapping” in Turkish

tıklatmahafif vurmasıvı çekme

Definition

Genellikle parmak veya başka bir nesneyle hafifçe ve tekrar tekrar bir yere vurma veya bu sesin kendisi. Ayrıca sıvı çekmek veya bir kaynağa erişmek anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

'tapping fingers', 'tapping on the door' gibi hafif ve tekrarlayan sesler için kullanılır. 'typing' (yazmak) veya 'knocking' (kuvvetlice vurmak) ile karıştırmayın. Hem günlük hem de teknik alanlarda kullanılır.

Examples

She heard a tapping at her window last night.

Geçen gece penceresinde bir **tıklatma** duydu.

Stop tapping your pencil on the desk.

Masanın üzerinde kalemini **tıklatmayı** bırak.

The tapping of rain on the roof was relaxing.

Çatıdaki yağmurun **tıklatma sesi** rahatlatıcıydı.

I could hear someone tapping their foot nervously during the meeting.

Toplantı sırasında birinin gergin şekilde ayağını **tıklattığını** duydum.

He’s tapping the maple trees to collect sap for syrup.

Şurup yapmak için akçaağaçlardan özsuyu **çekiyor**.

We’re tapping into a new market this year to boost sales.

Bu yıl satışları artırmak için yeni bir pazara **giriyoruz**.