tantrum” in Turkish

sinir kriziöfke nöbeti

Definition

Bir kişinin aniden, çoğunlukla kontrolsüzce öfke veya ağlama krizine girmesi; genellikle çocuklarda görülür, ama çocukça davranan yetişkinler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla çocuklar için kullanılır, ama çocukça davranan yetişkinleri de tanımlar. 'throw a tantrum', 'have a tantrum' kalıpları yaygındır; bunlar ansızın öfke patlaması anlamına gelir. Sadece öfkeye değil, kontrolsüz ve dramatik tepkiye odaklanır.

Examples

The child had a tantrum in the supermarket.

Çocuk süpermarkette **sinir krizi** geçirdi.

He threw a tantrum when he couldn't find his toy.

Oyuncağını bulamayınca **sinir krizi** geçirdi.

She sometimes has a tantrum before bedtime.

Bazen yatmadan önce **sinir krizi** geçiriyor.

My boss totally had a tantrum when the project was delayed.

Proje gecikince patronum tam anlamıyla **sinir krizi** geçirdi.

Don't pay attention to her, she's just throwing a little tantrum.

Onu ciddiye alma, sadece küçük bir **sinir krizi** geçiriyor.

After his tantrum, everything went back to normal.

Onun **sinir krizi** bittikten sonra her şey normale döndü.