“tacky” in Turkish
Definition
Göze hoş gelmeyen, ucuz görünen veya modası geçmiş şeyler için kullanılır; ayrıca hafifçe yapışkan yüzeyi de anlatabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Tacky', genellikle kıyafet, süsleme ya da tavırların hafifçe eleştirilmesinde samimi bir şekilde kullanılır ('tacky dress', 'tacky party'). Yüzey içinse tamamen ıslak değil, rahatsız edici bir yapışkanlığa işaret eder. 'sticky' veya 'cheesy' ile karıştırmayın.
Examples
I can't believe he wore that tacky gold chain to the wedding.
Düğünde o **zevksiz** altın zinciri taktığına inanamıyorum.
The paint feels a bit tacky because it hasn't dried yet.
Boya henüz kurumadığı için biraz **yapışkan** hissediliyor.
Those flashing lights are so tacky, they're hard to look at.
O yanıp sönen ışıklar o kadar **zevksiz** ki bakmak zor.
That bright shirt looks tacky.
O parlak gömlek çok **zevksiz** görünüyor.
The glue is still tacky, so don't touch it.
Yapıştırıcı hâlâ biraz **yapışkan**, dokunma.
Many people think plastic flowers are tacky.
Birçok kişi plastik çiçekleri **zevksiz** bulur.