“taboo” in Turkish
Definition
Bir toplumda kültürel, sosyal veya dini nedenlerle konuşulması ya da yapılması yasaklanan veya hoş karşılanmayan şeydir.
Usage Notes (Turkish)
'Tabu' hem resmi hem gayriresmi kullanılır, toplumsal, kültürel veya dini yasakları tanımlar. 'Sosyal tabu', 'tabu konu' gibi ifadelerde geçer.
Examples
In some cultures, talking about money is considered a taboo.
Bazı kültürlerde para hakkında konuşmak **tabu** kabul edilir.
Death is a taboo subject for many people.
Ölüm, birçok insan için **tabu** bir konudur.
Eating pork is a taboo in some religions.
Bazı dinlerde domuz eti yemek **tabu**dur.
It's still a taboo to talk openly about mental health in many places.
Birçok yerde ruh sağlığı hakkında açıkça konuşmak hâlâ **tabu** olarak görülüyor.
She loves breaking taboos and challenging old rules.
O, **tabuları** yıkmayı ve eski kurallara meydan okumayı sever.
Discussing politics at the dinner table used to be a major taboo in my family.
Bizim ailede yemek masasında siyaset konuşmak büyük bir **tabu**ydu.