“swipe” in Turkish
Definition
Bir şeyi, özellikle el veya parmakla, bir yüzeyde hızla hareket ettirmek; kartı cihaza okutmak; argo olarak bir şeyi çalmak.
Usage Notes (Turkish)
'swipe left/right' dokunmatik ekranda kaydırmak için kullanılır; 'swipe a card' elektronik ödeme anlamına gelir. Argo olarak 'swipe' çalmak demektir. 'Swipe at' ise vurmayı denemek için.
Examples
Please swipe your card to enter the building.
Binaya girmek için lütfen kartınızı **kaydırın**.
He swiped the screen to see the next photo.
Sonraki fotoğrafı görmek için ekranı **kaydırdı**.
Someone swiped my sandwich from the fridge.
Birisi buzdolabından sandviçimi **çalmış**.
Just swipe left if you’re not interested.
İlgilenmiyorsan sadece sola **kaydır**.
She quickly swiped at the mosquito buzzing by her ear.
Kulaklarının yanında vızıldayan sivrisineğe hızla **salladı**.
Can I swipe your charger for a few minutes?
Şarj aletini birkaç dakika **alabilir miyim**?