sweep” in Turkish

süpürmekgöz gezdirmektamamen kazanmak

Definition

Yer veya yüzeyi süpürgeyle temizlemek. Ayrıca hızlıca bir alandan geçmek, bir yarışmayı tamamen kazanmak veya gözle genel olarak bir yere bakmak anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

En yaygın anlamı süpürgeyle temizlemek: 'yeri süpürmek.' Spor ve haberde, 'seriyi süpürmek' tüm maçları kazanmak demek. Gözle kullanıldığında daha edebi bir anlatımdır. 'Süpürüp toplamak' ise kirleri bir araya getirmektir.

Examples

Please sweep the kitchen floor after dinner.

Akşam yemeğinden sonra mutfağın zeminini lütfen **süpür**.

A wave of laughter swept through the crowd.

Bir gülme dalgası kalabalığın içinden **geçti**.

The wind swept the leaves off the street.

Rüzgâr, yaprakları caddeden **süpürdü**.

Her eyes swept the room for her bag.

Çantası için gözleri odayı **taramıştı**.

Our team swept the finals and took home the trophy.

Takımımız finalleri **tamamen kazandı** ve kupayı eve götürdü.

I did a quick sweep of my inbox before logging off.

Çıkış yapmadan önce gelen kutuma hızlı bir **göz attım**.