sustain” in Turkish

sürdürmekdevam ettirmek

Definition

Bir şeyin devam etmesini veya mevcut olmasını sağlamak, ya da onu sürdürmek için gerekli desteği sunmak. Hem somut hem soyut konular için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi, akademik ve teknik bağlamlarda kullanılır. 'sustain life', 'sustain growth' gibi ifadelerde sık geçer. Kısa süreli işlerde genellikle kullanılmaz. 'maintain' terimiyle karıştırmayın.

Examples

How long can we sustain this pace at work?

Bu iş temposunu ne kadar süreyle **sürdürebiliriz**?

She couldn't sustain her energy through the whole event.

Etkinlik boyunca enerjisini **sürdüremedi**.

Even after the bad news, he tried to sustain a positive attitude.

Kötü haberden sonra bile olumlu tavrını **sürdürmeye** çalıştı.

It is hard to sustain a conversation with him.

Onunla bir sohbeti **sürdürmek** zor.

The bridge was built to sustain heavy loads.

Köprü ağır yükleri **taşıyacak şekilde** inşa edildi.

Plants need water to sustain growth.

Bitkilerin büyümeyi **sürdürmesi** için suya ihtiyacı var.