strong” in Turkish

güçlü

Definition

Fiziksel olarak kuvvetli olma hâli veya bir şeyin çok yoğun, etkili, ya da güçlü olmasını anlatır.

Usage Notes (Turkish)

'güçlü adam' gibi fiziki güç, 'güçlü kahve', 'güçlü sebep' gibi yoğunluk ve etki için kullanılır. Hava durumu için yalnızca 'güçlü rüzgar' uygundur; yağmura 'şiddetli yağmur' denir.

Examples

He is very strong and can lift heavy boxes.

O çok **güçlü** ve ağır kutuları kaldırabiliyor.

The coffee is too strong for me.

Bu kahve benim için fazla **kuvvetli**.

There was a strong wind last night.

Dün gece **güçlü** bir rüzgar vardı.

She's a strong leader who listens to her team.

Takımını dinleyen **güçlü** bir lider.

That was a strong argument—I'm convinced now.

Bu **güçlü** bir argümandı—artık ikna oldum.

After the illness, he came back even stronger than before.

Hastalıktan sonra, eskisinden bile daha **güçlü** döndü.