“stoke” in Turkish
Definition
Ateşe yakıt ekleyerek daha iyi yanmasını sağlamak; aynı zamanda bir duygu veya durumu artırmak veya teşvik etmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Fiziksel anlamı daha resmi, mecazi kullanımı yaygın: 'stoke fear', 'stoke excitement'. Coşku olumlu, öfke/korku ise olumsuz anlam taşır. 'Stroke' (okşamak) ile karıştırmayın.
Examples
He used a stick to stoke the campfire.
Bir çubuk yardımıyla kamp ateşini **körükledi**.
The workers took turns to stoke the furnace.
İşçiler sırayla fırına **ateş harladı**.
Don’t stoke the argument—let’s just calm down.
Tartışmayı daha fazla **körükleme**—hadi sakinleşelim.
A good coach knows how to stoke team spirit before a big match.
İyi bir antrenör, büyük maç öncesi takım ruhunu nasıl **körükleyeceğini** bilir.
Sometimes, media reports can stoke public fear.
Bazen medya haberleri halkın korkusunu **körükleyebilir**.
Politicians tried to stoke anger among voters before the election.
Politikacılar seçim öncesinde seçmenlerin öfkesini **körüklemeye çalıştı**.