stain” in Turkish

lekeleke yapmakboyamak (ahşap için)

Definition

Leke, genellikle kir, yiyecek, sıvı veya renk nedeniyle ortaya çıkan ve çıkarması zor olan izdir. Fiil olarak ise, böyle bir iz bırakmak ya da ahşabı kalıcı olarak boyamak anlamında kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

En çok kıyafet, halı, diş, deri veya ahşaptaki izler için kullanılır: 'coffee stain', 'wine stain', 'blood stain'. Fiil olarak kazara leke oluşması veya ahşabı kasten boyama anlamına gelir. Küçük izler için 'spot', tamamen boyamak için 'dye' kullanılır.

Examples

There is a stain on my shirt.

Gömleğimde bir **leke** var.

Coffee can stain white clothes.

Kahve beyaz kıyafetlerde **leke bırakabilir**.

He used dark paint to stain the wood.

O, ağacı daha koyu renge **boyadı**.

Don't worry, that sauce stain should come out in the wash.

Endişelenme, o sos **lekesi** yıkamada çıkacaktır.

Be careful with red wine—it stains fast.

Kırmızı şarapla dikkatli ol—hemen **leke yapar**.

I can't believe grease stained my new jeans on the first day.

İnanamıyorum, yeni kotum ilk günden yağla **lekelendi**.