sprung” in Turkish

sıçradıaniden ortaya çıktıyaylandı (eski veya bozuk eşya)

Definition

'Spring' fiilinin geçmiş zaman ve üçüncü hali; birinin veya bir şeyin aniden sıçraması, ortaya çıkması veya bir kaynaktan türemesi anlamına gelir. Ayrıca yaylı bir eşyanın bozulmasını da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'Spring/sprang/sprung' düzensiz bir fiildir. 'Sprung' genellikle geçmiş zaman ya da tamamlanmış anlamlarda kullanılır. 'Sprung a leak' (su sızdırmaya başladı), 'sprung up' (birdenbire ortaya çıktı), 'sprung from' (bir kaynaktan türedi). Argo olarak, 'sprung on someone' biriyle çok ilgilenmek demektir.

Examples

The cat had sprung onto the table before I could stop it.

Kedi, onu durdurmadan önce masaya **sıçradı**.

A new café has sprung up on our street.

Sokağımızda yeni bir kafe **aniden ortaya çıktı**.

The mattress is old and has sprung in the middle.

Şilte eski ve ortası **yaylandı**.

Dozens of food trucks have sprung up around the city since the pandemic ended.

Pandemi bitince şehirde onlarca yemek kamyonu **aniden ortaya çıktı**.

The boat had sprung a leak, and water was pouring in fast.

Teknede **sızıntı başladı** ve su hızla içeri doluyordu.

His love of music had sprung from listening to his grandmother play piano as a child.

Müziğe olan sevgisi, çocukken büyükannesinin piyano çalmasını dinlemekten **türedi**.