“splashing” in Turkish
Definition
Suyu ya da başka bir sıvıyı güçlü şekilde hareket ettirerek çevreye damlaların sıçramasına ve ses çıkmasına neden olmak. Genellikle çocuklar, havuz, banyo veya yağmur için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle su ve sıvılar için kullanılır. Çocuklarla, havuzda, banyoda veya yağmurda sık geçer. Hem hareketi hem sesi anlatabilir. Çok küçük damlalar için 'serpmek' veya 'fışkırtmak' tercih edilir.
Examples
She loves splashing water in the bath.
Banyoda suyu **sıçratmayı** çok seviyor.
Rain was splashing on the window.
Yağmur camda **şapırdıyordu**.
Stop splashing so much, you're getting the floor wet!
Bu kadar çok **şapırdatmayı** bırak, yer ıslanıyor!
You could hear the ducks splashing around in the pond all morning.
Bütün sabah boyunca ördeklerin gölette **şapırdadığını** duyabiliyordun.
He ran through the puddle, splashing dirty water everywhere.
Kirli suyu her yere **sıçratarak** su birikintisinden geçti.
The children are splashing in the pool.
Çocuklar havuzda **şapırdatıyor**.