“splash” in Turkish
Definition
Bir sıvının etrafa damlacıklar halinde dağılması veya bir şeyin suya çarpınca çıkan ses ve hareket. Bazen canlı renkli bir leke için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde su veya sıvılarla ilgilidir; 'a splash of water' az miktar su; 'kids splash in the pool' çocuklar havuzda suyla oynuyor demektir. Renkler için: 'a splash of red' — bir anda göze çarpan kırmızı.
Examples
He loves to splash in the bath.
Banyoda **sıçramayı** çok sever.
The fish jumped and made a big splash.
Balık zıplayarak büyük bir **sıçrama** yaptı.
The paint made a red splash on the wall.
Boya duvarda kırmızı bir **sıçrama** bıraktı.
Don’t splash too much water on the floor, please.
Lütfen yere çok fazla su **sıçratma**.
Add a splash of lemon juice to the soup for extra flavor.
Çorbanın içine ekstra lezzet için birkaç damla **limon sıçrat**.
The kids ran through the puddles, laughing as they splashed each other.
Çocuklar su birikintilerinde koşup gülerek birbirlerine su **sıçrattılar**.