sovereign” in Turkish

egemenhükümdar

Definition

En üst düzey yönetici, genellikle bir hükümdar; ayrıca tamamen bağımsız ve kendi kendini yöneten ülke için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi/hukuki bir terimdir. 'Sovereign nation/state' bağımsız ülke demektir. 'Sovereign debt' devlet borcudur. 'Sovereign immunity' devletin izni olmadan dava açılamayacağı anlamındadır.

Examples

The queen was the sovereign of the kingdom.

Kraliçe, krallığın **egemeni**ydi.

The people are the sovereign power in a democracy.

Demokrasilerde **egemen** güç halktır.

The country declared itself a sovereign state after decades of colonial rule.

Ülke, onlarca yıllık sömürge yönetiminin ardından kendini **egemen** bir devlet olarak ilan etti.

Every sovereign nation has the right to control its own borders.

Her **egemen** devlet kendi sınırlarını kontrol etme hakkına sahiptir.

The sovereign debt crisis threatened to collapse the entire European banking system.

**Egemen** borç krizi, tüm Avrupa bankacılık sisteminin çökmesini tehdit etti.

Some groups claim to be "sovereign citizens" who don't have to follow federal laws — courts disagree.

Bazı gruplar kendilerini '**egemen** vatandaş' olarak tanımlayıp federal yasalara uymak zorunda olmadıklarını söylüyor — mahkemeler ise aynı fikirde değil.