sobs” in Turkish

hıçkırıklı ağlama

Definition

Nefes nefese, yüksek sesle ve kontrolsüz şekilde ağlamak. Basit ağlamadan daha yoğun bir duyguyu ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

'sob' kelimesi, sesli, nefes nefese ağlamayı ifade eder. 'burst into sobs', 'sob story' gibi kalıplarda kullanılır. 'weep' veya 'cry' kelimelerinden daha dramatik bir ağlamayı tarif eder.

Examples

Don't give me that sob story — everyone sobs about how hard life is.

Bana o acıklı hikayeyi anlatma — herkes hayatın ne kadar zor olduğundan **hıçkırıklı ağlıyor**.

The child's sobs could be heard from the next room.

Çocuğun **hıçkırıklı ağlaması** yan odadan duyuluyordu.

She sobs every time she watches that sad movie.

O, o üzücü filmi her izlediğinde **hıçkırıklı ağlıyor**.

His sobs gradually quieted as he fell asleep.

Uyurken **hıçkırıklı ağlaması** yavaşça azaldı.

She tried to hold it together, but eventually broke down in sobs.

Kendini tutmaya çalıştı, ama sonunda **hıçkırıklı ağlamaya** başladı.

I could hear muffled sobs coming from behind the bathroom door.

Banyo kapısının arkasından boğuk **hıçkırıklı ağlama** sesi geliyordu.