slump” in Turkish

durgunlukaniden düşmekyığılıp oturmak

Definition

'Durgunluk', fiyat, faaliyet veya performansta ani ve belirgin bir düşüş anlamına gelir. Ayrıca yorgunluktan veya moralsizlikten aniden ve ağır şekilde oturmayı da ifade eder.

Usage Notes (Turkish)

İş dünyasında 'sales slump' gibi ekonomik düşüşler için kullanılır, ayrıca yorgunluktan 'koltuğa yığılıp oturmak' gibi günlük durumlar için de geçerlidir. 'Durgunlukta olmak' uzun süreli kötü gidişat için söylenir.

Examples

Sales have slumped this year.

Bu yıl satışlarda **durgunluk** yaşandı.

He sat and slumped in his chair, looking tired.

O sandalyeye oturup **yığılıp kaldı**, yorgun görünüyordu.

The team is in a slump and keeps losing games.

Takım **durgunlukta** ve sürekli kaybediyor.

After the meeting, I just slumped onto the sofa and didn't move for an hour.

Toplantıdan sonra doğruca koltuğa **yığıldım** ve bir saat hiç kıpırdamadım.

There's been a slump in housing prices recently.

Son zamanlarda konut fiyatlarında **durgunluk** yaşanıyor.

Whenever I'm in a slump, I try to take a walk to clear my mind.

Ne zaman **durgunlukta** olsam, kafamı toplamak için yürüyüşe çıkarım.