“sin” in Turkish
Definition
Günah, ahlaki olarak yanlış kabul edilen, özellikle de dini bağlamda yasaklanmış düşünce ya da davranıştır. Günlük dilde de ciddi hata veya utanç verici bir durum için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle dini ve ahlaki konuşmalarda kullanılır: 'commit a sin' (günah işlemek), 'forgive sins' (günahları affetmek), 'a mortal sin' (ölümcül günah) gibi. Günlük dilde abartılı ya da şaka olarak da duyulabilir, örn. 'It’s a sin to waste good food.' 'Since' veya matematikteki 'sin' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
In her family, missing church was almost a sin.
Onun ailesinde kiliseyi kaçırmak neredeyse **günah** sayılırdı.
It feels like a sin to throw away food this good.
Bu kadar iyi yemeği atmak neredeyse **günah**.
Lying is a sin in many religions.
Yalan söylemek birçok dinde **günah** sayılır.
He asked God to forgive his sins.
Tanrı'dan **günahlarını** affetmesini istedi.
Some people think it is a sin to steal.
Bazı insanlar hırsızlığın **günah** olduğunu düşünür.
He joked that putting ketchup on pasta should be a sin.
Pasta üzerine ketçap dökmenin **günah** olması gerektiğini şakayla söyledi.