“sidle” in Turkish
Definition
Genellikle fark edilmeden, sessizce ve yandan yürümek veya yaklaşmak anlamına gelir. Çoğunlukla dikkat çekmeden hareket etmek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok 'sidle up to', 'sidle away' gibi kalıplarda görünür ve birine sinsice yaklaşmak veya uzaklaşmak anlamı taşır. Günlük konuşmada çok yaygın değildir.
Examples
She sidled up to me and whispered a secret.
Yanıma **sinsice yanaşıp** bir sır fısıldadı.
He tried to sidle past the boss without being seen.
Patronu görmeden yanından **yana kayarak geçmeye çalıştı**.
Kids often sidle out of the kitchen when they’re in trouble.
Çocuklar başları beladayken mutfaktan **yana kayarak çıkarlar**.
The cat sidled up to the window.
Kedi pencereye doğru **yana kaydı**.
She sidled into the room without anyone noticing.
Kimse fark etmeden odaya **sinsice yanaştı**.
He sidled away from the group.
Grubun yanından **yana kayarak uzaklaştı**.