showdown” in Turkish

son karşılaşmabüyük hesaplaşma

Definition

Kazananı veya sonucun belli olacağı, karşıtların buluştuğu son ve genellikle dramatik yarışma ya da çatışmadır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle spor, iş hayatı veya önemli çekişmeler için kullanılır. Günlük küçük anlaşmazlıklar için uygun değildir. 'Son showdown', 'bir showdown yaşamak' gibi kalıplarda geçer.

Examples

The two soccer teams are ready for their showdown.

İki futbol takımı **son karşılaşma**ya hazır.

After weeks of disagreement, the managers had a showdown to solve the problem.

Haftalarca süren anlaşmazlıktan sonra yöneticiler, sorunu çözmek için bir **büyük hesaplaşma** yaşadı.

The movie ends with a dramatic showdown between the hero and the villain.

Film, kahraman ile kötü adam arasında geçen dramatik bir **son karşılaşma** ile biter.

Everyone knew the championship game would be the ultimate showdown.

Herkes, şampiyonluk maçının nihai bir **son karşılaşma** olacağını biliyordu.

It’s time for a showdown—let’s settle this once and for all.

Artık bir **son karşılaşma** zamanı—hadi bunu netleştirelim.

Their heated argument turned into a real showdown in front of the whole office.

Kızgın tartışmaları tüm ofisin önünde gerçek bir **büyük hesaplaşmaya** dönüştü.