shatter” in Turkish

paramparça olmaktamamen yok etmek

Definition

Bir şeyin aniden küçük parçalara ayrılması. Ayrıca, umut veya fikirlerin tamamen yok olması anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok cam, seramik ya da duygusal durumlar için kullanılır. 'Break' kelimesine göre daha güçlü bir ifade taşır. Zamanla kırılan şeyler için kullanılmaz.

Examples

The cup fell and shattered on the floor.

Fincan yere düştü ve **paramparça oldu**.

The sound of glass shattering was very loud.

Camın **paramparça olma** sesi çok yüksekti.

He shattered the window with a baseball.

Beyzbol topuyla pencereyi **paramparça etti**.

The news completely shattered her confidence.

Haber onun özgüvenini tamamen **yok etti**.

After the accident, his dreams were shattered.

Kazadan sonra hayalleri **paramparça oldu**.

Be careful with that plate—it'll shatter if you drop it.

O tabağa dikkat et—düşerse **paramparça olur**.