“shaky” in Turkish
Definition
Bir şey sabit duramıyor veya sallanıyorsa ya da bir durum belirsiz ve güvenilmezse bu kelimeyle anlatılır.
Usage Notes (Turkish)
Hem fiziksel nesneler (masa, eller) hem de soyut durumlar (plan, ilişki) için kullanılır, genellikle güvensizlik ya da zayıflık ima eder.
Examples
After skipping breakfast, I felt a bit shaky by noon.
Kahvaltıyı atlayınca öğlene doğru biraz **titrek** hissettim.
It's a shaky plan, but it's the only option we've got right now.
Bu **güvensiz** bir plan ama şu anda tek seçeneğimiz bu.
The company's future looks shaky after the big loss last year.
Geçen yılki büyük zarardan sonra şirketin geleceği **güvensiz** görünüyor.
Her hands were shaky after the long run.
Uzun koşudan sonra elleri **titriyordu**.
The old table is shaky and wobbles when you touch it.
Eski masa **sallantılı**, dokununca sallanıyor.
His voice sounded shaky during the speech.
Konuşma sırasında sesi **titrek** geliyordu.