settle” in Turkish

yerleşmekçözmeksakinleşmekhesabı ödemek

Definition

'settle', bir yere kalıcı olarak yerleşmek, bir sorun veya anlaşmazlığı çözmek, sakinleşmek veya borç ödemek anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Çok yönlü bir fiildir: 'settle down' (sakinleşmek ya da düzenli bir hayata başlamak), 'settle in' (yeni yere alışmak), 'settle a dispute' (anlaşmazlığı çözmek), 'settle a bill' (borcu ödemek). 'solve' net sorunlar için uygundur, 'settle' ise uzlaşma veya sükûneti vurgular.

Examples

They settled in Canada after college.

Üniversiteden sonra Kanada'ya **yerleştiler**.

It took me a while to settle in at my new job.

Yeni işime **alışmam** biraz zaman aldı.

We need to settle this problem today.

Bu sorunu bugün **çözmemiz** gerekiyor.

The baby finally settled and fell asleep.

Bebek nihayet **sakinleşti** ve uykuya daldı.

Give it a few days — things will settle down.

Birkaç gün ver — her şey **sakinleşir**.

Let's settle the bill before we leave.

Gitmeden önce hesabı **ödeyelim**.