“seduced” in Turkish
Definition
Birinin, çok cazip görünen bir şeye karşı koyamayarak yanlış ya da ahlaki olarak sorgulanabilir bir şey yapmaya ikna olması. Genellikle romantik ya da cinsel durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi ve resmi dilde geçer. Genellikle insanı yanlış yönlendiren, ahlaken zayıf düşüren bir cazibeyi anlatır. 'seduced by' hem romantik hem mecazi anlamda kullanılabilir ('seduced by power').
Examples
He was seduced by the promise of easy money.
Kolay para vaadiyle **baştan çıkarılmış**tı.
She felt seduced by his charm.
Onun çekiciliğiyle **baştan çıkarılmış** gibi hissetti.
They were seduced into breaking the rules.
Onlar kuralları çiğnemeye **ayartılmıştı**.
I was totally seduced by the opportunity, even though I knew it was risky.
Riskli olduğunu bilsem de, fırsata tamamen **baştan çıkarılmıştım**.
He claims he was seduced by the excitement of city life.
Şehir hayatının heyecanına **baştan çıkarıldığını** iddia ediyor.
It’s easy to get seduced by advertisements that promise miracle results.
Mucize sonuçlar vaat eden reklamlara **kapılmak** kolaydır.