“sears” in Turkish
Definition
Bir şeyin yüzeyini ani ve yoğun sıcaklıkla yakmak veya dağlamak. Ayrıca güçlü fiziksel ya da duygusal acı vermek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Yemekte (örneğin 'sears the steak' – bifteği mühürlemek) sıkça kullanılır. Cildin ya da kalbin yoğun acı hissetmesi için de mecazi kullanılabilir.
Examples
When he betrays you, it sears your heart.
O seni aldattığında, bu kalbini **dağlamak**.
The chef sears both sides of the fish before serving.
Şef, servis öncesi balığın iki tarafını da **yakmak**.
A memory like that sears into your mind forever.
Böyle bir anı aklına sonsuza kadar **dağlamak**.
A hot pan sears the meat quickly.
Sıcak tava eti hızla **yakmak** için kullanılır.
The fire sears my hand when I touch it.
Ateş dokunduğumda elimi **yakmak**.
The sun sears the desert in summer.
Güneş yazın çölü **yakmak**.