sabotage” in Turkish

sabotajbaltalama

Definition

Bilerek zarar vermek veya bir şeyin düzgün çalışmasını engellemek, genellikle avantaj elde etmek ya da protesto amacıyla yapılan eylem.

Usage Notes (Turkish)

'Sabotaj' kelimesi hem resmi hem de gayri resmi ortamlarda, fiziki ya da fiziki olmayan engellemeler için kullanılır. 'commit sabotage', 'industrial sabotage', 'sabotage a project' gibi kalıplarla sıkça karşılaşılır. 'Vandalizm'den farklı olarak, amaçlı ve stratejik bir eylemdir.

Examples

Someone tried to sabotage the machine before the test.

Birisi testten önce makineyi **sabote etmeye** çalıştı.

He lost his job because of sabotage at the factory.

Fabrikadaki **sabotaj** yüzünden işini kaybetti.

The team accused her of trying to sabotage their chances of winning.

Takım, onun kazanma şanslarını **baltalamaya** çalıştığını iddia etti.

There were rumors that someone wanted to sabotage the negotiations.

Birinin müzakereleri **sabote etmek** istediğine dair söylentiler vardı.

Don’t sabotage your own chances by arriving late to the interview.

Mülakata geç kalarak kendi şansını **baltalama**.

A small mistake can sometimes look like sabotage if people don’t trust you.

Bazen insanlar sana güvenmiyorsa küçük bir hata bile **sabotaj** gibi görünebilir.