rushing” in Turkish

acele etmekhızla akmak

Definition

Bir şeyi ya da bir yeri çok hızlı yapmak veya gitmek; genellikle zamanın az olduğu durumlarda kullanılır. Ayrıca suyun veya bir akışın hızlı ve güçlü hareketini anlatır.

Usage Notes (Turkish)

‘rushing’ sadece hızlı olmak değil; stresli ya da dikkatsiz bir hız anlamı taşır. 'be rushing', 'rush to do something', 'a rushing river' gibi kullanımlarda yaygındır. 'in a hurry'den farklı olarak hareketin kendisine vurgu yapar.

Examples

He is rushing to catch the bus.

Otobüsü yakalamak için **acele ediyor**.

Don't make dinner while rushing.

**Acele ederek** akşam yemeği yapma.

We heard water rushing under the bridge.

Köprünün altından suyun **hızla aktığını** duyduk.

Sorry, I was rushing this morning and forgot my keys.

Üzgünüm, bu sabah **acele ediyordum** ve anahtarlarımı unuttum.

If you're rushing, you're more likely to make mistakes.

Eğer **acele ediyorsan**, hata yapma olasılığın artar.

Everyone was rushing out of the office when the alarm went off.

Alarm çalınca herkes ofisten **aceleyle çıktı**.