“ruptured” in Turkish
Definition
Ani bir basınç ya da darbeyle bir şeyin aniden kırılıp ayrılması veya yırtılması durumunu ifade eder. Genellikle borular, organlar veya kaplar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle tıbbi ('ruptured appendix') ve teknik ('ruptured pipe') durumlarda kullanılır. Ani ve ciddi bir patlama/yırtılmayı ifade eder.
Examples
The doctor said her appendix was ruptured.
Doktor, apandisinin **patladığını** söyledi.
The pipe in the kitchen was ruptured by the cold.
Mutfaktaki boru soğuktan **patladı**.
The balloon ruptured when it hit the sharp branch.
Balon, keskin dala çarpınca **patladı**.
After the accident, he suffered a ruptured spleen and needed surgery.
Kaza sonrası dalağı **yırtıldı** ve ameliyat edildi.
The water main was ruptured and caused flooding across the street.
Ana su hattı **patladı** ve caddede su baskınına yol açtı.
He ignored the pain until his eardrum finally ruptured.
Ağrıyı umursamadı, kulak zarı en sonunda **yırtıldı**.