“rogue” in Turkish
Definition
Kuralları hiçe sayan, bazen dürüst olmayan ya da kontrolden çıkan kişi veya şey; genellikle eğlenceli ya da başına buyruk biri için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle eğlenceli, kurnaz ya da başına buyruk kişiler veya kontrolden çıkan nesneler için kullanılır; ciddi suçlular için tercih edilmez.
Examples
Everyone thinks he's a bit of a rogue, but they still like him.
Herkes onun biraz **serseri** olduğunu düşünüyor ama yine de onu seviyorlar.
The spy went rogue and started working for himself.
Ajan **serseri** oldu ve kendi için çalışmaya başladı.
Sometimes computers act rogue and do things you don't expect.
Bazen bilgisayarlar **başıboş** gibi davranır ve beklenmedik şeyler yapar.
He is known as a rogue who never follows the rules.
O, hiçbir zaman kurallara uymayan bir **serseri** olarak bilinir.
A rogue wave hit the ship during the storm.
Fırtına sırasında gemiye bir **serseri** dalga çarptı.
The rogue elephant left the herd and wandered alone.
**Serseri** fil sürüden ayrıldı ve tek başına dolaştı.