“riddled” in Korean
Definition
Bir şeyin, özellikle olumsuz şeylerle veya deliklerle tamamen dolu olmasıdır. Hem somut nesnelerdeki delikler hem de sorun, hata gibi soyut olumsuzluklar için kullanılır.
Usage Notes (Korean)
Genellikle olumsuz anlamlarda, 'riddled with errors' veya 'riddled with corruption' gibi kullanılır. Olumlu durumlarda kullanılmaz. Daha çok 'riddled with' kalıbıyla görülür.
Examples
That entire organization is riddled with corruption.
O örgütün tamamı **yolsuzlukla dolu**.
The wall was riddled with holes.
Duvar **delik deşik** olmuştu.
His story was riddled with mistakes.
Onun hikayesi **hatalarla doluydu**.
The report was riddled with problems.
Rapor **sorunlarla doluydu**.
His explanation was so riddled with contradictions I couldn’t trust it.
Açıklaması öylesine **çelişkilerle doluydu** ki güvenemedim.
The old car is riddled with rust and barely runs anymore.
Eski araba paslanmakla **kaplanmış** ve neredeyse artık çalışmıyor.