“restraining” in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi engelleyen, hareketini durduran ya da kontrol eden anlamında kullanılır. Genellikle yasal ve fiziksel kısıtlama amaçlıdır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve hukuki bağlamda ('restraining order' = uzaklaştırma emri) daha yaygındır. Fiziksel ya da duygusal anlamda ‘engel olmak’ için kullanılır. 'Restricting' seçimleri sınırlamaktır, 'restraining' ise doğrudan engellemektir.
Examples
He put a restraining hand on her shoulder.
Omzuna **engelleyici** bir el koydu.
There is a restraining order against him.
Ona karşı bir **engelleyici** karar var.
The parents were restraining their child from running into the street.
Ebeveynler çocuklarının caddeye koşmasına **engel oluyordu**.
She spoke in a restraining tone to calm everyone down.
Herkesi sakinleştirmek için **engelleyici** bir tonla konuştu.
Sometimes, a little restraining influence is all you need to make better decisions.
Bazen biraz **engelleyici** etki daha iyi kararlar almak için yeterlidir.
He’s always restraining himself from saying something rude at meetings.
Toplantılarda kaba bir şey söylememek için kendini hep **tutuyor**.