reluctant” in Turkish

isteksizgönülsüz

Definition

Bir şeyi yapmak istemeyen veya tereddüt eden, isteksiz davranan kişi.

Usage Notes (Turkish)

"reluctant" genellikle "to + fiil" ile kullanılır (‘reluctant to join’ gibi). Kişi tamamen reddetmez, ama isteksizlik ya da içsel çekince vardır. Resmi ve profesyonel ortamda yaygındır.

Examples

He was a reluctant hero — he never wanted the spotlight but stepped up when it mattered.

O, **isteksiz** bir kahramandı — asla ön plana çıkmak istemedi ama gereken anda öne çıktı.

She was reluctant to share her personal information.

Kişisel bilgilerini paylaşmakta **isteksizdi**.

He gave a reluctant smile.

**İsteksiz** bir gülümseme sundu.

The children were reluctant to go to bed early.

Çocuklar erken yatmaya **isteksizdi**.

Banks are reluctant to lend money during economic uncertainty.

Ekonomik belirsizlik dönemlerinde bankalar para vermeye **gönülsüzdür**.

After much reluctance, she finally agreed to take on the leadership role.

Uzun süren **gönülsüzlükten** sonra, sonunda liderlik görevini kabul etti.