relive” in Turkish

yeniden yaşamak

Definition

Bir anı ya da deneyimi zihninde canlı bir şekilde tekrar yaşamak; genellikle yoğun duygular içerir.

Usage Notes (Turkish)

Gerçekte tekrar yaşamak değil, zihinsel veya duygusal olarak o anı tekrar hissetmek içindir; hem güzel hem acı anılar için kullanılabilir.

Examples

Sometimes I want to relive my childhood.

Bazen çocukluğumu **yeniden yaşamak** isterim.

He likes to relive his best memories by looking at old photos.

Eski fotoğraflara bakarak en güzel anılarını **yeniden yaşamak** hoşuna gidiyor.

The movie helped me relive my trip to Paris.

Film, Paris'e yaptığım gezimi **yeniden yaşamama** yardımcı oldu.

After the accident, he didn't want to relive those painful moments.

Kaza sonrası o acı dolu anları **yeniden yaşamak** istemedi.

Every time I hear that song, I relive my last summer at the beach.

Her o şarkıyı duyduğumda, geçen yaz plajda geçirdiğim zamanı **yeniden yaşarım**.

It's hard not to relive the embarrassment every time I think about it.

Her düşündüğümde o utancı **yeniden yaşamamak** zor.