reckless” in Turkish

pervasızdüşüncesiz

Definition

Sonuçları veya tehlikeyi düşünmeden hareket etmek, genellikle kendini veya başkalarını riske atmak.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle olumsuz anlamda, özellikle yasal, güvenlik ya da sürüş (örn. 'reckless driving' = pervasız sürüş) bağlamında kullanılır. 'Careless' kelimesinden daha ağır ve kasıtlıdır.

Examples

She sometimes makes reckless comments without realizing the impact.

Bazen **pervasız** yorumlar yapıyor, etkisini fark etmeden.

The reckless driver caused an accident.

O **pervasız** sürücü bir kazaya neden oldu.

It was reckless to climb the mountain without equipment.

Ekipmansız dağa tırmanmak **pervasızcaydı**.

He made a reckless decision without thinking.

O, düşünmeden **pervasız** bir karar verdi.

People say my brother is reckless, but he just likes to take risks.

İnsanlar kardeşimin **pervasız** olduğunu söylüyor ama o sadece risk almayı seviyor.

That was a reckless move in the game—you almost lost everything!

Oyunda yaptığın **pervasız** bir hareketti—neredeyse her şeyi kaybediyordun!