“recapture” in Turkish
Definition
Kaçan birini veya bir şeyi tekrar yakalamak ya da kaybedilen bir şeyin kontrolünü yeniden ele geçirmek.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, askeri veya özel durumlarda kullanılır; ilk kez ele geçirmekten ('capture') farklı olarak, kaybedileni tekrar elde etmeyi ifade eder. Sıklıkla 'recapture the lead', 'recapture a prisoner' gibi ifadelerde geçer.
Examples
We hope to recapture the championship this year.
Bu yıl şampiyonluğu **geri almayı** umuyoruz.
The police managed to recapture the escaped prisoner.
Polis kaçan mahkûmu **tekrar ele geçirmeyi** başardı.
The army tried to recapture the lost territory.
Ordu, kaybedilen bölgeyi **geri almaya** çalıştı.
She wants to recapture the feeling of her childhood summers.
Çocukluk yazlarındaki duyguyu **yeniden yaşamak** istiyor.
"If we hurry, maybe we can recapture our lead," said the coach.
"Acele edersek öne geçişimizi **geri alabiliriz**," dedi antrenör.
After hours of searching, they successfully recaptured the missing dog.
Saatlerce aradıktan sonra, kaybolan köpeği başarıyla **tekrar yakaladılar**.