“reassure” in Turkish
Definition
Birinin endişesini veya korkusunu hafifletmek için bir şey söylemek ya da yapmak. Genellikle moral vermek amacıyla kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Reassure’ biraz resmi veya şefkatli bir tonda kullanılır. ‘reassure someone that...’ ve ‘reassure someone about...’ yapılarıyla sık görülür. İlk kez bilgi vermek için değil, birinin kendini tekrar güvende hissetmesi için kullanılır. Genellikle duygusal veya stresli durumlarda tercih edilir.
Examples
She tried to reassure her son before the test.
Sınavdan önce oğlunu **rahatlatmaya** çalıştı.
The doctor tried to reassure the patient that everything was fine.
Doktor, her şeyin yolunda olduğuna hastayı **güvence vermeye** çalıştı.
You don’t have to reassure me—I trust you.
Beni **rahatlatmana** gerek yok—sana güveniyorum.
He smiled to reassure me.
Beni **rahatlatmak** için gülümsedi.
She called just to reassure me everything was under control.
Beni her şeyin yolunda olduğuna **rahatlatmak** için aradı.
Sometimes, a hug is enough to reassure someone who's scared.
Bazen, korkan birini **rahatlatmak** için bir sarılma yeterlidir.