“raw” in Turkish
Definition
Yemek pişmemişse 'çiğ' denir. Ayrıca işlenmemiş, doğal veya cildi tahriş olmuş durumları da ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
En çok yiyeceklerde kullanılır: 'çiğ et', 'çiğ balık' gibi. Cilt için, 'ellerim raw' derseniz tahriş veya yara anlamına gelir. Soyutta 'raw emotion', 'raw data' doğrudan, işlenmemiş anlamındadır. 'Rare' ile karıştırmayın, o az pişmiş et için.
Examples
I don't eat raw onions.
**Çiğ** soğan yemem.
The chicken is still raw in the middle.
Tavuğun içi hâlâ **çiğ**.
The documentary shows the raw reality of life in the camp.
Belgesel kamptaki hayatın **ham** gerçekliğini gösteriyor.
She spoke with raw emotion, and everyone went quiet.
O çok **ham** bir duyguyla konuştu ve herkes sessizleşti.
We need the raw data before we can make any decisions.
Karar vermeden önce **ham** veriye ihtiyacımız var.
My skin feels raw after the sunburn.
Güneş yanığından sonra cildim **çiğ** gibi acıyor.