“rattled” in Turkish
Definition
Beklenmeyen bir olay veya şaşkınlık yüzünden endişeli, tedirgin hissedilen durum.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmîdir, genellikle şaşkınlık, baskı veya şok sonrası duygusal durum için kullanılır. 'look rattled', 'sound rattled' gibi ifadelerde geçer. Fiziksel sarsıntı için kullanılmaz.
Examples
Don’t worry if you feel a bit rattled on your first day.
İlk gün biraz **tedirgin** hissedersen endişelenme.
After the unexpected question, he was visibly rattled.
Beklenmeyen soru sonrası gözle görülür şekilde **afallamıştı**.
It takes a lot to get her rattled, she’s usually very calm.
Onu **afallatmak** zordur, genelde çok sakindir.
He looked rattled after hearing the bad news.
Kötü haberi alınca oldukça **afallamış** görünüyordu.
The loud noise left me completely rattled.
Yüksek sesle tamamen **şaşkına döndüm**.
She gets rattled easily during exams.
Sınavlarda kolayca **afallıyor**.