“ranting” in Turkish
Definition
Kızgınlık veya tutkulu bir şekilde uzun uzun ve yüksek sesle konuşmak ya da şikayet etmek.
Usage Notes (Turkish)
Birisinin sürekli ve yüksek sesle şikayet ya da eleştiri yaptığı durumlarda kullanılır. Genellikle olumsuz veya sinir bozucu olarak algılanır.
Examples
He was ranting about the weather all day.
O gün boyunca hava hakkında **söylenip** durdu.
Stop ranting and try to listen.
**Söylenmeyi** bırak ve dinlemeye çalış.
Her long ranting annoyed everyone in the room.
Onun uzun **söylenmesi** odadaki herkesi rahatsız etti.
He just kept ranting about politics at the dinner table.
Yemek masasında sürekli siyaset hakkında **söylenip** duruyordu.
Sorry for ranting, I just needed to get that off my chest.
**Söylenme** için kusura bakma, sadece içimi dökmem gerekiyordu.
He’s always ranting online about how bad traffic is.
Her zaman trafikteki sıkıntılar hakkında internette **söyleniyor**.