“ranked” in Turkish
Definition
Kalite, yetenek veya başarı temel alınarak bir listeye belirli bir sırayla yerleştirilmiş olmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle anket, yarışma, değerlendirme ve sıralamalar için kullanılır; 'top ranked', 'highly ranked' gibi kalıplarla karşılaşılır. Askerî rütbe için kullanılmaz.
Examples
She was ranked number one in her class.
O, sınıfında birinci olarak **sıralanan** kişiydi.
Our team is ranked second in the tournament.
Takımımız turnuvada ikinci olarak **sıralanan** ekip.
The hotel was ranked among the best in the city.
Otel şehirdeki en iyiler arasında **sıralanan** bir yerdi.
I can't believe he's ranked higher than me this year!
Bu yıl benim üzerimde **sıralanan** biri olduğuna inanamıyorum!
Their restaurant was recently ranked as one of the top ten in the country.
Restoranları yakın zamanda ülkedeki ilk on arasında **sıralanan** bir yer oldu.
Surprisingly, the movie ranked higher in Europe than in the U.S.
Şaşırtıcı şekilde, film Avrupa'da ABD'ye göre **daha üst sıralarda yer aldı**.